23 Kasım 2016 Çarşamba

Uyanış.....Dönüş


Blog yazmaya başladığım günden beri  bu kadar uzun bir süre blogumdan ve sosyal medyadan uzak kalmamıştım. Bunu planlayarak yapsaydım önce bir yazıyla ya da gönderi ile ilan eder, bana biraz müsaade derdim. Ancak bu öyle birdenbire, öyle karşı konulmaz bir şekilde gelen herşeye uzak kalma arzusuydu ki, zorlamayla bir şeyler yapmak yerine sessizce çekildim ortalardan.

Açık söylemek gerekirse, ne bir eksiklik ne de özlem duydum sosyal medyaya karşı. Demek ki o kadar da bağımlı o kadar da esiri olmamışım diye düşündüm kendi kendime; bilinç dışı girmiş olduğum kendini farkında olmadan test etme sürecinde.

Ancak blog yazmaya da ara vermekle ve hiç bir şey yazmamakla birlikte bir boşluk, beynimde birbirinden bağımsız sözcükler, değişken duygularla mücadele etme durumu başladı. Yazıya döktüğüm her şey içimde kalmaya başlayınca, kendine yer bulmak isteyen içimdeki sesleri tutmak zorlaştıkça sürekli içimden konuşup kafamda cümleler yaratmaya , kimi zaman resim yapma isteği gelmeye, kimi zaman kafamda melodiler uçuşmaya başlayınca, yaratıcılık ve ortaya yeni bir şeyler çıkarmaya dair arzuya ve ardından gelen doyum hissine teslim oldum.

Ama sanki bir şeyleri tamamlayıp , "Hazırım" diyerek dönmek istiyordum. Belki içsel yolculuktu tamamlamak istediğim, belki öze dönüş, belki de yeniden doğuş...Lakin her ne kadar "hazırım, bombayım, biriktirdim de geldim, kitap yazdım(aklımda yok değil)" diyemesem de, bana göre farklı bir "BEN" ile buradayım.

Kendim paylaşımda bulunmadığım gibi, takip ettiklerimi de ihmal ettim bu süreçte. Tamamen uzaklaşmaktı istediğim. Yapılan yorumlara cevap vermediysem, her hangi bir yorumda bulunmadıysam kimseye, sebebi yokluğumdu. Zaman zaman şöyle bir bakıp doğum gününe ya da özel durumlarına denk geldiğim kişilere yorum ya da tebrik yazmak dışında yoktum ortalıkta. Kimse gönül koymamıştır umarım.

Bu daha çok kendi kendime bir hesaplaşma, arayış, kayboluş, var oluş ve yok oluş gibi aynı anda zıt, eşit bir çok anlam barındıran süreçti diyebilirim. Bu sürece eşlik eden terapi seanslarım da oldu. Belki de geçen yıl babamın kaybıyla yaşadığım kendi içimde kayboluşu, var olmaya çalışır gibi göstererek kendimi fazlaca yormuş, bunun sonuncunda da daha büyük bir boşluk yaşamıştım.

Tamir olmam gerekiyordu. Hala bin bir soruyla ve çelişkilerle baş etmeye çalışsam, boş vermişlik, yokluk, varlık gibi kavramların içinde gidip gelsem de, bildiğim ve yapmak istediğim şey, yazmak...Ne olursa olsun yazmak. Blog yazmak, kısa öyküler yazmak, şiir yazmak, şarkı yazmak ve üretmek.

Sosyal medyaya dönüş de beraberinde olacak haliyle bu uyanış sürecinde. Blog ve sosyal medya bir arada gitmeli bence. Yazdıklarımın okunması her şey demek olmasa da çok şey ifade ediyor. Ve yazdıklarını duyurmak da önem taşıyor bu durumda.

Zaman zaman yok olursam bilin ki kendimi aramaya çıktığımdandır. Ve bence kendini aramaya çıkışlar hiç son bulmaz. Etkenler ve durumlar değişince duygular ve tepkiler de değişebilir.

Bu yazıyı da yazmak istememle yayınlama isteğim aynı gitmeyebilir bile.
Sabah ola hayrola....
Her anlamda....:))))

19 Kasım 2016 Cumartesi

Çocuklarınızın sağlıklı gelişimine tam destek Çocuk Devam Sütü’nde!




Neden Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.


Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.

1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütü’nü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.

Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.



Bir boomads advertorial içeriğidir.

12 Temmuz 2016 Salı

Silva Network İle Hayatı Kolaylaştıran Çözümler

%100 Türk sermayeli doğrudan satış sistemi ile ülkemizde kurulan Silva adlı firma ile tanıştım geçenlerde. Sevgili Gökçin ( biryudumkıvan )'in davetiyle katıldığım toplantıda firmayı ve ürünlerini yakından tanıma fırsatı buldum. Silva, Ocak 2007'de başarmak için yola çıkmış ve binlerce danışman kitlesine ulaşmış bir firma. Amaçları, sundukları doğal ürünler çevreye zarar vermeden ekolojik dengenin korunmasına katkıda bulunarak sağlığımızı tehdit eden kimyasal ürünlerin kullanılmasını en aza indirgemek ve herkes ile tanıştırmak.

Silva, mikrofiber ürünlerin ilk üreticisi olarak bu sektördeki deneyimini Network Marketing alanında da kullanmaktadır.
"Hayatı Kolaylaştıran Çözümler" sloganıyla hizmete başlayan Silva Network , üretimini ve satışını yaptığı tüm ürünlerde insan ve çevre sağlığını korumak, yeni nesillere temiz bir çevre bırakmak ve kazanç sistemiyle ihtiyacı olan herkese özel avantajlar sunmak gayesinde.







Ürünleri arasında mikrofiber temizlik ürünlerinin yanı sıra; biyolojik deterjanlar ( içerisinde hindistan cevizinden elde edilmiş şeker, boraks, ayçiçek yağlı sabun yer alan çamaşır deterjanı gibi...), bambu havlular, kişisel bakım ürünleri ( özellikle hijyenik pedler, kimyasal içerik barındırmaması ile öne çıkıyor ), takılar, doğal pamuktan üretilmiş iç giyim ürünleri, pratik mutfak ürünleri, silikon kalıplar ( gerçek silikon malzemenin dokunduğunuzda renk değiştirmemesi gerekir. gerçek silikon olmayan malzeme sağlığa zaralı kimyasallar içerebilir ), BPA içermeyen bebek ürünleri, su arıtma sistemleri, kozmetik ürünler ve daha bir çok ürün mevcut.

Bunlardan bazılarını inceleyecek olursak oldukça ilgimi çeken tablet mendillerden bahsetmek istiyorum. Kutu içerisinde 8 adet tablet mendil bulunuyor. Süper emici, çevre dostu ve hijyenik olan tablet mendili kullanmak için yapmanız gereken sadece bir kaç damla su damlatarak tabletinizin saniyeler içerisinde mendil olmasını izlemek. Alkol ve kimyasal madde içermiyor, cilde zarar vermiyor. Dolayısıyla çocuklarda da kullanılabilecek bir ürün. Bana çok pratik ve kullanışlı geldi.

İşte bu şekilde kullanıyorsunuz.

video

Diğer bahsetmek istediğim ürün ise hijyenik pedler. Bu pedlerin özelliği Anionlu oluşu. Peki nedir Anion? Anion çevresel ve biyolojik kirliliğe karşı doğal bir rahatlama etkisi olarak bilinir ve hava vitamini olarak da anılır. Örneğin pencereyi açtığınızda hemen kendinizi daha rahat ve tazelenmiş hissediyorsanız dışarıdan gelen negatif iyonun etkisi sayesindedir. Negatif iyonlar isminin aksine olumlu etkiye sahiptir. Mikropları, virüsleri, zararlı bakterileri azaltır. Ayrıca Silva Anionlu ped 8 tabakadan oluşarak emiciliği arttırdığı gibi hava geçiren tabakaya da sahip. En üst yüzey ise ince ipek ve yumuşak pamuk içeren hızlı emici yüzey. Anionlu ped ile yapılan bir deneyi de orada izleyerek, emicliki özelliğini ve üst tabaka kuruluğunu da test etmiş olduk.

Kozmetikten takıya geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Silva doğrudan satış sistemiyle çalıştığı danışanlarına ek kazanc sağlamanın yanı sıra, indirimli ürünlerden yararlanma imkanı da sunuyor.

Silva nın tüm ürünlerini görmek ve danışmanlıkla ilgili bilgileri almak için silva network tıklayınız.


10 Temmuz 2016 Pazar

Yarım Kalmış Bir Yazının Ardından Tatile Hazırlık

Onu yazayım diyorum olmuyor. Bundan bahsedeyim diyorum sinmiyor. Var bir şey ama çıkmıyor. Tamamen kendim için yazmak istiyorum. Ama onda da kararsız kalıp istediğim noktaya değinemiyorum sanki.

Yazacaklarımı sıralasam belki düzen gelecek de iyisi mi şuraya notlar alayım.


Kızımın bebek arabasını verdiğimde yaşadığım duygusal eksiklik ve özlemi yazayım diyorum,

ya da;

TV izlemenin verdiği rahatlatıcılığı ve genele uymakla birlikte en kolay rahatlama ve beynini boşaltma olduğunu yazmak istiyorum. (Uzun bir aradan sonra bir kanala boş boş bakmak iyi geldi birden ne bileyim.)

Sonra başka bir his geliyor; Yaz aylarının gelmesiyle birlikte( bu yazıyı 1 ay önce yazmaya başlamıştım ) geçen seneki anıların hücumunu ve belki de bu yüzden her şeyden uzak kalmak isteğimi ve dolayısıyla yazamadığımı, bazen görünmez olmak istediğimi yazasım geliyor.

Bu seneki çalışma dönemimi bitirip kazanım ve kaybedişlerimi yazsam mesela. Kızımın ilk kez okula başlayıp onun yaşadıklarını ve benim tüm bunlarla baş edemememi yazmak istiyorum.

Tatil kararsızlıklarımı, seçeneklerin neler olduğunu da yazsam, burada biraz başkalarına da faydam olsun yazısı çıkar bundan diyorum.

Bir iki akşamdır aklımda sinek kovucu ve zararları var. Araştırıp yazmalıyım.

Derken;

Bir de baktım yaz gelmiş de geçiyor neredeyse. İyisi mi sondan başlayayım. Tatil hazırlıkları diyelim ve nasıl hazırlandım bir bakalım.....

Tatile çıkmadan önce ilk başta yapılması gereken şey bir liste hazırlamak. Hem de çok önceden yazılmaya başlanan bir liste. Aklına geldikçe yazacaksın. En gerekli malzemelerden başlayarak, zaman zaman "aa şu da vardı", diyerek eklemeler yapacağın kağıt kalemini kolayda tutacaksın. ( Kolayda tutmak önemli çünkü aradığında bir türlü bulunamaz o kağıt ve kalem ). Ben de öyle yaptım.

Alış veriş yapılması gerekiyorsa, günler öncesinden sakin kafayla çıkıp yapmak en güzeli. Hem unutulan bir şey olursa yeniden çıkmak için vakit oluyor, hem de iki ayağın bir pabuca girmeden rahat rahat keyifle hallediyorsun.

Tatil hazırlıkları, çocukla tatil ve çocukla yolculuk ile ilgili önceki yazılarımı buradan, buradan, buradan, buradan okuyabilirsiniz. Nasıl hazırlandığımızı, yolculuklarda neler yaptığımızı anlatmıştım. Şimdi yeniden okuduğumda neler değişmiş farkına varıyorum. Kızımız biraz daha büyüdüğü için kimi zorluklar yaşanmayacaktır. Bakalım nasıl bir yolculuk ve tatil bizi bekliyor. 

Devamında görüşmek üzere....
Sevgiler....

9 Haziran 2016 Perşembe

Pablosky İle Çocuklarda Ayak Sağlığı ve Ayakkabı Seçimi Üzerine

Geçtiğimiz haftalarda, İspanya'nın en büyük çocuk ayakkabısı üreticisi Pablosky'nin Kanyon mağazasında bir söyleşiye katıldım. Biricikdunyam sitesinin editör ve marka danışmanı sevgili Aylin'in davetiyle katıldığım söyleşide Op.Dr. Murat Öztürk ile çocuk ayak sağlığı ve doğru ayakkabı seçimiyle ilgili sohbet etme imkanı bulduk.

Pablosky, İspanya'da 30 yılı aşkın süredir çocuk ayakkabısı üretiyor. Çocukların ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmanın yanı sıra rahat ve şık modelleriyle çocuk modasında uzman bir firma olarak tanınıyor. Pablosky, ayakkabıyı dört kritik bölgeye ayıran dört nokta sistemini kullanarak çocukların şık görünmesini sağlarken bir yandan da ayakları için gerekli desteği almalarını kolaylaştırıyor.


Pablosky iyi bir ayakkabı seçiminin çok önemli olduğunu ve sadece estetik görünümün yeterli olmadığını savunarak, çocuk ayakkabısının çocuğun fiziksel ve motor gelişimini destekleyen özellikte ve çocuğun tüm gün rahatlıkla taşıyabilecek nitelikte olmasını önemsiyor. Ayakkabı üretiminde kullanılan her malzemenin önemlidir. Bu yüzden iç yüzeyinde olduğu gibi dış yüzeyinde de hakiki deri kullanıyor. Intech teknolojisi sayesinde 2 saniyede sıvıyı çeken ve hızla buharlaştıran iç yüzeye sahip ürünlerde topuk ve burun koruyucusu mevcut. Ayrıca kaymayı önleyen dış taban bir diğer özellik.
 Pablosky İstanbul'daki mağazaları; Kanyon AVM, Akasya AVM ve Mall Of İstanbul'da.

Sohbetimiz sırasında Op.Dr. Murat Öztürk'e çeşitli sorular yöneltildi. İşte Murat Öztürk'ün çocuklarda ayak sağlığı ve ayakkabı seçimi ile ilgili verdiği bilgiler ve sorularımıza verdiği cevaplar:

Çocuklarda yürümeye başladıktan sonra ayakkabı tercihlerinde düzgün ayakkabı seçmek önemli. Yürümeye başlayana kadar çok önem arz etmese de özellikle yürümeye başladıktan sonra düz taban olsun oyuk taban olsun her durumda ayağı desteklemek gerekiyor. Anatomik olarak ayağın fizyolojik yürüyüşünü kazandırmak gerekiyor. Çocuklarda 6-7 yaşa kadar bağlar, kas gücü tam oluşmadığı için genelde çocukların %95'i içe basar. Bu fizyolojik bir durumdur. Sonrasında ise genetik özelliği neyse ayak o şekli alıyor. Yani düztabanlık aileden geçen bir özellik olup bunu değiştirmek mümkün olmuyor. O döneme kadar iç desteği olan ayakkabılar kullanmak gerekiyor. Ayakkabı seçerken topuk önünden başlayarak iç tarak kemiğine doğru azalan oranda iç destek kullanmak gerekiyor.

Doğru ayakkabı seçimi yapılmazsa, ucuz ya da kalitesiz seçimlerde ne gibi zararlar öne çıkıyor?

Dermatolojik hasarlar oluşabiliyor. Ayak altı çok terleyen bölge olup bu bölgeden salınan terin geriye yansıtılmasıyla çeşitli cilt problemleri ortaya çıkabiliyor. Ayrıca ayakkabıda uygun anatomik iç destek yoksa bir süre sonra kıkırdakta dejenerasyon başlıyor ve büyüdükçe kronik ayak bileği ağrısı olarak kendini gösterebiliyor.

Çocukların parmak ucunda yürümesi bir problemden ötürü müdür?

Bu daha çok çocukların hızlı hareket etme isteğinden kaynaklanır. Çocuk yere düz bastığında dizlerini büküyorsa baldır arkasındaki kaslarda bir gerginlik vardır, ortopediste danışmak gerekir.

Kardeşlerde sıkça gördüğümüz abladan abiden küçülen ayakkabıları giydirmek doğru mudur?

Ayakkabılar zaman içinde ayakların şeklini alır. Bu nedenle kullanımı çok uygun değildir. Mümkünse çocuğa ayrı ayakkabı alınmalıdır.

Çocuğun düz taban olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Çocuk 90 derecelik açıda otururken parmak uçlarını iki parmağınızla havaya kaldırdığınızda tabanda kavis oluşuyorsa düz taban değildir. Düz taban olduğunu düşündüğünüz durumda bir ortopedistten destek almak gerekir. Değiştirilebilecek bir durum değildir ancak uygun ayakkabı kullanımıyla yürümek daha konforlu hale getirilebilir.

Anatomik ayakkabı ve ortopedik ayakkabı arasında fark nedir?

Anatomik ayakkabı genel ayak sağlığına uygun yapılmış ayakkabılar olup, ortopedik ayakkabılar ise doktor önerisi ile daha çok kişiye özel belli bir deformasyona özel üretilmiş ayakkabılardır.

Verdiği bilgiler ve önerileri için Op. Dr. Murat Öztürk'e, bu güzel söyleşi için  Pablosky ve Pablosky Kanyon mağazası çalışanlarına, beni davet eden sevgili Aylin (mavininguncesi) ve Biricik Hanım'a (biricikdunyam) çok teşekkür ederim. 

Aralarından seçmekte zorlandığım, birbirinden şık ve rahat ayakkabılardan 4 yaşındaki kızım İpek için seçtiğim babet beyaz üzeri çiçekli model. Yumuşacık derisi ve kaydırmaz özelliği ile hem şık hem konforlu.

Murat Öztürk'ün bir ayakkabıda olması gerekenleri anlattığı videoyu paylaştım.


video


Sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlarımız için 
#pablosky
#pabloskykanyonda
#benimrahatpabloskyim
#saglikliayaklar
#sagliklicocukayakkabilari
#pabloskyileayaksagligigunleri
#pabloskyturkiye
#gercekrahatligahosgeldiniz
hashtag leri ile ulaşabilirsiniz.
Tüm modeller için 









Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...